Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Türkiye’nin güneyindeki zengin biyolojik ve tarımsal çeşitliliğin korunması yolunda önemli bir adım atarak, yüksek rakımlı Gülnar ilçesinde yürüttüğü atalık tohumları koruma programının ikinci yılını başarıyla başlattı. Yerel ölçekte yürütülen bu girişim, yalnızca dağlık bir kırsal mahalle olan Şeyhömerli’ye özgü, nesli kritik düzeyde tehlike altında bulunan atalık Leklek fasulyesinin yeniden yaygınlaştırılmasına odaklanıyor. Belediye yetkilileri, doğrulanmış atalık tohumları doğrudan yerel küçük ölçekli üreticilere dağıtarak bu eşsiz tarımsal değeri yok olmanın eşiğinden döndürmeye çalışıyor. Aynı zamanda, dağlık arazinin ve değişen pazar dinamiklerinin getirdiği zorluklarla uzun süredir mücadele eden çiftçi topluluğunun ekonomik dayanıklılığına da hayati bir katkı sağlıyor.
Belediye, 2026 ekim sezonu için Şeyhömerli bölgesinde seçilen 15 yerel üreticiye toplam 150 kilogram doğrulanmış Leklek fasulyesi tohumu temin etti. Hedefe yönelik bu dağıtım kapsamında her katılımcıya, bir dekar (bir hektarın onda biri) tarım arazisini ekmek için gereken miktar olan tam 10 kilogram tohum verildi. Planlı bir şekilde sunulan bu destek, atalık çeşidin özenle izlenen koşullarda yetiştirilmesini sağlarken belediyenin ziraat mühendislerinin üreticilerle yakın iş birliği içinde çalışmasına da olanak tanıyor. Belediye ekipleri yaz ayları boyunca düzenli tarla ziyaretleri gerçekleştirerek büyüme hızını, toprak kalitesini ve su kullanım verimliliğini gözlemleyecek; böylece bitkinin doğal yetişme ortamında sağlıklı gelişmesi için gerekli teknik takibi sağlayacak.
Bu yılki dağıtım, projenin 2025 yılındaki ilk uygulamasının doğrudan devamı niteliğinde. O dönemde 15 çiftçiden oluşan ilk grup, neredeyse unutulmaya yüz tutmuş bu fasulyeyi yeniden üretime kazandırmak için çalışmalara katılmıştı. Belediye, 2025 ve 2026 yıllarını kapsayan iki yıllık dönemde toplam 30 farklı yerel üreticiye 300 kilogram Leklek fasulyesi tohumu sağlayarak toplam 30 dekarlık tarım arazisinde bu çeşidin yeniden yetiştirilmesini sağladı. Bu ata tohumlarının maliyetini bütünüyle üstlenen belediye, daha ucuz endüstriyel alternatiflerin piyasaya hâkim olduğu koşullarda geleneksel ve daha düşük verimli ürünlere yatırım yapmaktan çoğu zaman çekinen yerel çiftçilerin önündeki başlangıç maliyeti engelini tamamen ortadan kaldırdı. Bu mali güvence, küçük ölçekli üreticilerin ailelerinin geçimini riske atmadan koruma çalışmalarına katılmasına olanak tanıyor.

Leklek Fasulyesinin Kültürel ve Ekolojik Mirası
Leklek fasulyesi, mevsimlik bir tarım ürününden çok daha fazlası; Mersin’in kültür ve mutfak tarihinin yaşatıldığı önemli bir miras niteliğinde. Bu fasulye çeşidi, kendine özgü tereyağımsı dokusu, kısa pişme süresi ve son derece zengin aromasıyla yöre halkının büyük değer verdiği bir ürün olarak nesiller boyunca Gülnar’ın kırsal kesimindeki aile sofralarının vazgeçilmezi oldu. Lezzetten ödün verilerek tek tip boyut ve uzun mesafeli taşımaya uygunluk amacıyla ticari olarak ıslah edilen modern hibrit çeşitlerin aksine Leklek fasulyesi, geçmişten gelen özgün lezzetini koruyor. Ancak son birkaç on yılda endüstriyel tek ürün tarımı ve yoğun kimyasal kullanımına dayalı tarım uygulamalarının Türkiye’de hâkim hâle gelmesiyle Leklek fasulyesinin yetiştiriciliği keskin bir düşüş yaşadı. Böylece bu çeşidin varlığını sürdürmesi, evlerinin kilerlerinde az miktarda tohum saklayan bir avuç yaşlı çiftçiye bağlı hâle geldi.
Leklek fasulyesinin ekolojik başarısı, Toros Dağları'nın yüksek kesimlerinde, Akdeniz'e bakan Gülnar ilçesinin eşsiz coğrafyası ve mikroiklimiyle sıkı sıkıya bağlantılıdır. Şeyhömerli Mahallesi; kuru dağ havası, gündüzleri sıcak, geceleri serin hava koşulları ve mineral bakımından zengin kireçtaşlı toprakların başka bir yerde kolayca bir araya getirilemeyecek özel bir bileşimine sahiptir. Bu kendine özgü ortam, Leklek fasulyesine karakteristik yumuşaklığını ve hafif tatlı lezzetini kazandıran biyokimyasal ve enzimatik süreçlerin tetiklenmesi için vazgeçilmezdir. Belediyenin ziraat mühendisleri, bu fasulyeyi Mersin'in nemli ve alçak rakımlı kıyı ovalarında yetiştirme girişimlerinin belirgin yapısal farklılıklara ve kendine has lezzetinin tamamen kaybolmasına yol açtığını defalarca belirtmiştir. Bu da ürünün, engebeli dağlık yurdunun koşullarına son derece özel bir uyum geliştirdiğini doğrulamaktadır.

Modern endüstriyel uygulamalar tarımsal biyoçeşitliliği tehdit etmeye devam ederken, atalık tohumların korunması küresel bir öncelik hâline gelmiştir. Uluslararası gen bankaları milyonlarca tohum çeşidini dondurulmuş depolarda saklarken, yerel koruma uzmanları yerinde korumanın, yani tohumların kendi topraklarında ekilip yetiştirilmeye devam edilmesinin, çok daha üstün bir yöntem olduğunu savunmaktadır. Bunun nedeni, gerçek koşullar altında her yıl yeniden ekilen ürünlerin, artan sıcaklıklar ve düzensiz yağış rejimleri gibi değişen iklim baskılarına uyum sağlamayı sürdürmesidir. Mersin Büyükşehir Belediyesi, Leklek fasulyesinin Gülnar tarlalarında yetiştirilmeye devam edilmesini destekleyerek Türkiye genelinde yerel gıda sistemlerini korumayı ve genetik kaynakları iklim değişikliği ile tarımsal tek tipleşmenin yarattığı risklere karşı güvence altına almayı amaçlayan daha geniş bir harekete katkıda bulunmaktadır.
Yerel Tohumları Koruma Girişimine Yakından Bakış
Leklek fasulyesinin yeniden canlandırılması, belediyenin daha kapsamlı ve köklü bir programı olan “Yerel Tohumların Yerinde Korunması ve Pazarlanması” projesinin bir parçası. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen bu uzun vadeli girişim, 2020 yılında Silifke’de yöreye uyum sağlamış Balandız buğdayının başarıyla dağıtılmasıyla başladı. Ardından 2023 yılında Gülnar nohudu dağıtıldı ve 2025 yılında Leklek fasulyesi de programa dahil edildi. Belediye yetkililerine göre program, tohum dağıtımıyla sınırlı kalmıyor; ziraat teknikerleri ürünlerin sağlığını izlemek, zararlılarla organik mücadele konusunda eğitim vermek ve hassas dağ topraklarını gelecek ekim dönemleri için koruyacak sürdürülebilir ekim nöbeti stratejileri geliştirmelerinde çiftçilere yardımcı olmak amacıyla tarlaları düzenli olarak ziyaret ediyor.

Belediyenin Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığında görev yapan ve projenin lojistik ve izleme aşamalarını aktif olarak yöneten Ziraat Teknikeri Ali Karakış, temel amacın bu eşsiz genetik soyların sonsuza dek yok olmasını önlemek olduğunu vurguladı. Yerel yönetim, tohum maliyetlerinin tamamını karşılayarak çiftçileri geleneksel üretime dönmeye teşvik eden bir güvence sağlıyor. Yerel üreticiler, zamanında yapılan bu müdahale olmasaydı Leklek fasulyesinin muhtemelen bir nesil içinde tamamen unutulacağını belirterek programdan duydukları büyük memnuniyeti dile getirdi. Artık belediyenin desteğiyle ileri yaştaki çiftçiler, geleneksel tarım bilgilerini ailelerinin genç üyelerine aktarabiliyor; böylece yerel miraslarına duydukları gurur da yeniden canlanıyor.
Ekolojik koruma bu girişimin temel taşlarından biri olsa da Gülnar halkına sağladığı ekonomik faydalar da bir o kadar önemli. Sınırlı miktarda bulunması ve mutfaktaki üstün nitelikleri sayesinde Leklek fasulyesi, piyasada endüstriyel yöntemlerle yetiştirilen sıradan fasulyelere kıyasla çok daha yüksek fiyatlardan alıcı buluyor. Mersin ve komşu illerdeki tüketiciler, yerel kökeni doğrulanabilen, geleneksel çeşitlerden elde edilen organik ürünlere daha yüksek fiyat ödemeye giderek daha istekli hâle geliyor. Bu yüksek piyasa değeri, tarımsal verimin genellikle verimli kıyı ovalarındakinden daha düşük olduğu dağlık bölgelerde yaşayan topluluklar için kazançlı bir gelir kaynağı sunuyor. Artan kârlılık, kırsal ekonomilerin istikrar kazanmasına yardımcı olarak tarımı Şeyhömerli sakinleri için sürdürülebilir bir geçim kaynağı hâline getiriyor.

Coğrafi İşaret ve Bölgesel Markalaşma Arayışı
Mersin Büyükşehir Belediyesi, Leklek fasulyesinin uzun vadeli ekonomik geleceğini güvence altına almak amacıyla ürün için coğrafi işaret tescili alma sürecini resmen başlattı. Avrupa’daki korumalı menşe adı uygulamasına benzer bu yasal statü, Leklek adıyla satılan fasulyelerin gerçekten Gülnar’ın belirlenen topraklarında geleneksel yöntemlerle yetiştirildiğini belgeleyecek. Tescil süreci tamamlandığında coğrafi işaret, markayı taklitlere karşı koruyacak, tüketici güvenini artıracak ve ürünün piyasa değerini önemli ölçüde yükseltecek. Bu amaçla, fasulyenin kendine özgü genetik belirteçlerini ortaya çıkarmak üzere ürün numuneleri biyokimyasal analiz için uzmanlaşmış ulusal araştırma enstitülerine gönderildi. Yetkililer, tescilin sonraki aşamalarına geçebilmek için bu analizlerin sonuçlarını bekliyor.
Leklek fasulyesine coğrafi işaret kazandırma çalışmaları, Mersin’in yerel yönetiminin yöresel lezzetleri markalaştırmaya ve korumaya yönelik daha kapsamlı stratejik çabasının bir parçası. 2024 yılında Gülnar Kuş Üzümü (yöreye özgü Korint tipi kuru üzüm) için prestijli coğrafi işaret tescilini alan belediye, yöreye özgü başka çeşitler için de başvurularda bulundu. Leklek fasulyesinin yanı sıra Kravga eriği, Bozyazı gölevezi, Tarsus karası inciri ve yöreye özgü nergis çiçeği için de başvuru süreçleri devam ediyor. Bu sistematik markalaşma yaklaşımı, Mersin’in farklı ekosistemlerine özgü lezzetleri öne çıkararak kenti gastronomi turizmi ve özel nitelikli tarım ürünleri ihracatında önemli bir merkez hâline getirmeyi amaçlıyor.

Leklek fasulyesi projesi, biyolojik çeşitliliğe ve ekonomiye katkılarının ötesinde, kırsal nüfusun azalması gibi acil çözüm bekleyen bir soruna eğilerek toplumsal açıdan da derin bir etki yaratıyor. Türkiye’nin birçok dağlık bölgesi gibi Gülnar da uzun yıllardır gençlerin iş bulmak amacıyla Mersin ve Adana gibi büyük kent merkezlerine göç etmesinden olumsuz etkileniyor. Belediye, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan, geçmişten miras kalmış bir ürünü yüksek kazanç sağlayan, birinci sınıf bir tarım ürününe dönüştürerek genç kuşaklara kırsalda tarımın kazançlı ve çağdaş bir kariyer yolu olabileceğini gösteriyor. Yerel ekonominin bu şekilde canlandırılması, Şeyhömerli gibi köylerin toplumsal dokusunun korunmasına yardımcı oluyor; geleneksel toplulukların etkin, canlı ve dayanışma içinde kalmasını sağlıyor.
2026 ekim sezonu ilerlerken ve yeni ekilen Leklek fasulyeleri Şeyhömerli topraklarında kök salarken, proje sürdürülebilir kırsal kalkınma için bir model oluşturuyor. Yerel tarihin korunması ile modern piyasa ekonomisinin gereklerinin birbiriyle çelişmek zorunda olmadığını kanıtlıyor. Mersin, Toros Dağları’nın eşsiz genetik mirasından yararlanarak geçmişe saygı duyan, geleceği ise güvence altına alan dayanıklı bir tarım modeli oluşturuyor. Gülnar’ın tarlalarında yeniden yükselen yeşil Leklek fasulyesi filizleri, bir topluluğun her bir tohumla mirasına yeniden sahip çıkmasının güçlü bir simgesi oluyor.
Özgün kaynak: Özgün makaleyi okuyun.
Kaynak bilgisi: Bu kısa habere temel oluşturan haberin kaynağı: Mersin Büyükşehir Belediyesi.
Özgün başlık: MERSİN BÜYÜKŞEHİR LEKLEK FASULYESİNİ CANLANDIRMAK İÇİN DESTEĞİNİ SÜRDÜRÜYOR
İlk yayımlanma tarihi: 2026-07-16
Öne çıkan görselin kaynağı: Pixabay’dan jolucasru imzalı stok fotoğraf.
